kayıt
24.09.2017
Fenerbahçe - Beşiktaş
Süper Lig
1 Galatasaray   5 4 1 0 13
2 Beşiktaş   6 4 1 1 13
3 Fenerbahçe   6 3 2 1 11
4 Göztepe   5 3 1 1 10
5 Kayserispor   5 3 1 1 10
6 Başakşehir   6 3 1 2 10
7 Akhisarspor   6 3 1 2 10
8 Bursaspor   5 3 0 2 9
9 Trabzonspor   6 2 2 2 8
10 Kasımpaşa   5 2 1 2 7
11 Alanyaspor   6 2 1 3 7
12 Konyaspor   6 2 0 4 6
13 Sivasspor   5 2 0 3 6
14 Karabükspor   5 1 2 2 5
15 Yeni Malatya   5 1 1 3 4
16 Gençlerbirliği   6 1 1 4 4
17 Antalyaspor   5 0 3 2 3
18 Osmanlıspor   5 0 1 4 1


aziz yıldırım

  1. 1536
    2000-2001 sezonunda olduğu gibi tek atımlık barutu olan son kullanma tarihi geçmek üzere olan futbolculara ederinin 2-3 katını vererek kadroya katacak ve en iyi ihtimalle bilal'li aatıf şeyşu'lu sabrili üç otuz paraya kurulmuş gs'yi burun ucuyla geçerek şampiyon yapacak bir takım kuracak defolup gidesi insan. nefret etmeye başladım lan senden nefrettttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttt.
     
  2. 1605
    Ersun mersun neyse de, Aykut Kocaman hakkında söyledikleri okuduğum gibiyse ağır sacmalamis, sicmis sivamis başkan. Sen yokken bu kulübe hem hocalık, hem başkanlık, hemde babalık yaptı bu adam. İnsan utanır ona sallarken. Fikirleriniz uymayabilir ama muhatabim değil ne demek? Aykut kocaman gibi bir efsaneden bahsediyorsun.
    #251723 mfozmen 12 | 2 yıl önce
     
  3. 1617
    hayatımın en berbat akşamıydı sanırım. daha da berbat hale gelmeden nani imdada yetişti sağ olsun. buradan tek bir isteğim var aziz yıldırım'dan: kuddusi müftüoğlu denen mahlukat o koltuktan inmeden başkanlığı bırakma. o adam o koltuktan inmeden televizyonlardan geri çekilme. masa başında yapamayacağı orospu çocukluğu yok bunların. galatasaray taraftarı çıkmış 90+5 ya diyor. vicdan sıfır, beyin eksilerde, hakkaniyet analarının amında kalmış dışarı çıkarken. alıştık. penaltıları görme, sakatlığı, kalecinin topu oyuna sokmamasını izleme ama 95:23'te gelen frikiğe ağla, şerefsizler.

    hakeme geleyim. ulan bülent yıldırım en beğendiğim hakemlerdendin. facia hale geldin. net penaltı verilmiyor ama medya ağlıyor faul yok diye. kusura bakmayın ama penaltının verilmediği yerde, hakkımın çatır çatır gasp edildiği yerde, benim hakkımın dile getirilmediği yerde kimse o faule üzülmesin. anamızın ak sütü gibi helaldi o galibiyet. nani bitik diyenler de özeti, tekrarı izlesin. bu antalya galibiyeti de şampiyonluğun imzası olacak. akıllara bu maç gelecek.

    neyse çok dağıttım. bırakma başkan, bu pislikler temizlenene kadar yapmadığını bırakma. saha içinden çok saha dışını sevenler bugünlerde yine aynı yollara başvurmaya başladı. güvenmiyorlar çünkü saha içindeki oyunlarına. onlara fırsat verme. bu son misyonun olsun başkan olarak. şampiyonluk hakkaniyetin olduğu yerde zaten kendi kendine gelecek bu sezon, inşallah.

    fenerbahçe ahalisi de dert etmesin, bu takım iyi olacak. hiçbir şey yazacak kafam yok ama doldum bu şerefsizlere iki kelime karalamak istedim. takmayın kafanıza. uzun uzun yazar tartışırız. bu hoca da bu takım da oalcak. diego sorunu da 4-2-2-2 sorunu değil. van persie sorunu gibi şu anda. aynı zamanda bek ve orta saha kurgusu ile alakalı. karıştırdım filan ama konuşuruz sonra. iyi olacak, inanın takıma da hocaya da.
    #252980 fbsokristonfb 12 | 2 yıl önce
     
  4. 1489
    kavramların içini boşalttığınız zaman, ortaya neyin çıkabileceğini bugün örneklerle açıklamış başkandır.

    önce sosyal medyada başlayan, daha sonra gazeteye ilan şeklinde gündeme gelen basit bir #adayolma kampanyasını ''beni vurduracaklar'' şeklinde eleştirdi bugün. Bu kadar basit bir şeyin içinden bunu çıkarabilmek, ancak mağdur olma edebiyatı yapma amacıyla düşünülmüş olabilir. Devamında da gerçekleşen bu oldu zaten. Bugün yaptığı açıklamalardan kendi adıma o kadar utandım ki, resmi siteden açıklamaların yazıya dökülmüş halini açıp karşı örneklerle analiz edesim geldi. Önceki entrylerde yeterince argüman sunulmuş ama, bir de kendi açımdan bakmak istedim.

    ''Bu 17 sene hiçbir şekilde siyasetin içinde olmadım'' açıklaması teknik olarak doğru mesela. Bakın teknik olarak doğru. Çünkü başbakan ile aramıza giremezlerhttp://www.aksam.com.tr/guncel/basbakan-39-3bla-aramiza-giremezler/haber-91056) gibi bir cümleyi real madrid başkanı florentino perez kurmuştur. Beşar Esad'a yapılan ziyaret, paralel devlet operasyonları başladığı zaman hükümetle ağız birliği edercesine bazı takımları paralel ilan etme çabası, bu kulüpte yaşanmadı. Stadta yaşanan hükümet protestolarına yönetimden hiç(!) ses çıkmadı.

    Hep Fenerbahçe kimliğini siyasetin üstünde tuttum diye bir cümle var. 2011-2012 sezonu şampiyonlar ligi'ne katılmamız engellendiği için, CAS'a UEFA ve TFF aleyhinde bir dava açmıştık. Otoritelere göre ciddi ciddi kazanma ihtimalimiz vardı; zaten sonraki yıllarda aldığımız 2 yıllık men cezasının içinde 11-12 sezonunun olmayışı bunu kanıtlarcasına yaşanmış bir gelişme olmuştu. Ancak duruşmaların başlamasına bir süre kala bu dava çekildi. Sebebi de ülke menfaatleri idi Nihat Özdemir'e göre http://www.fenerbahce.org/hedef1milyonuye.asp?q=/detay.asp?ContentID=29069. O dönemde neredeydin peki başkan, madem kulüpteki en yetkili kişilerden birisin, en azından taraftar bir açıklama hak etmişti o dönemde. Fenerbahçe menfaatleri ülke menfaatleri altında nasıl ezildi açıkça gördük; üstüne üstlük davanın çekilmesinden sonraki yıllarda kulübün başına gelmeyen kalmadı. Her seferinde geri vites yapan bir yönetim gördük sadece.

    Burada padişahlık olmaz, burada demokrasi vardır. ifadesi geçiyor bir süre sonra. Demokrasiyi sandıkta oy vermek kalıbına indirgediğiniz zaman her şey basitleşir, ancak o zaman o demokrasi olmaktan çıkar. Çünkü demokrasinin geniş tanımında özgür basından tutun (Buraya FBTV'yi kullanma şansı olmayan muhalefet örneği gelecek) ve iktidarlarca alınan kararların bir uzlaşmaya dayanması gibi (Değil Alex'e, Volkan'a bile jübile yapmam http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/26276166.asp kriterler de yer alır. En basitinden, madem ''yönetim kurulu'' denen bir organ var orada, yıllar boyunca özellikle futbol branşında neden başarının cezalandırıldığı, yıl 2015 olmuşken neden hala ve ısrarla bu kötü eğilimin devam ettiğini soran, buna itiraz eden, gerekirse karşı karar aldırabilen bir sistem olurdu. Demokrasi ''temsiliyette adalet'' ve ''yönetimde istikrar'' ile çelişebilen bir şey. Yönetimde istikrar isterseniz, bunun en kolay yolu diktatörlüktür. Kararlar hızlıca, kimseye sormadan alınır, hemen uygulanır. Denetim zayıftır. Temsiliyette adalet ve çokseslilik istiyorsanız, en başta, rakip adaylara savaş açmazsınız. Size muhalif tavır takınan kişileri başta paralel olmak üzere, hain, çapulcu, hatta ve hatta paralı köpek ilan etmezsiniz. Karşı taraf size ne anlatmak istiyor, bir dinlersiniz. Bu bir erdemdir çünkü. Olması gerekendir.

    Siz gelirsiniz, yönetiminizi, kurullarınızı yaparsınız, Fenerbahçe’ye ne yapacaksınız, bunu anlatacaksınız kamuoyuna. Eğer bir şeyler yapacaksınız ve buna ben de inanıyorsam zaten ben çekilirim denmiş. Özellikle adeta başarısının cezalandırıldığı, bunun için en adi yollardan birisi olan kamuoyu önünde toplumun tabularını içeren ahlak gibi konulara başvurularak itibarsızlaştırmanın seçildiği, daha sonraki süreçte kovulmaktan beter edilen, ve istifa etmek zorunda kalan Ersun Yanal'ın gidişiyle başlayan süreç, ve yıl boyu berbat bir oyun sergileyip şampiyonluğu kaçıran takımı açık açık izledikten sonra, muhalefetin herhangi bir proje yapmasına gerek kalmış mıdır acaba? Ayrıca, madem adil bir seçim sistemi var ortamda, neden çekilme ihtiyacı duyuyorsunuz, çok merak ediyorum. Kulübün sahibi kimse değil sonuçta, değil mi?

    Fenerbahçe şampiyon olmuş veya olmamış ben bunun derdinde değilim. Fenerbahçelilere de hiçbir şey vaat etmiyorum. Bir önceki cümlede rakibinden proje isteyen, bir önceki kongrede Fenerbank, Fenerland gibi projeleri bulunan bir başkan adayının bu konularda hiçbir ilerleme sağlayamamasının yanı sıra yeni bir projesinin de olmaması, bir çelişki değil midir? Fenerbahçe'nin şampiyonluğu nasıl olur da bir amacınız veya derdiniz olmaz? Burası bir spor kulübüyse, bu spor kulübünü ilerleten, yükselten şey başarıdır. Başarı olmazsa, yönetimde veya sporcularda bir eksiklik, bir yanlışlık vardır. Türkiye'nin en büyük spor kulübü olmanın yolu başarıyı yükseklere taşımaktan geçer. Eğer derdiniz buysa.

    Fenerbahçeli taraftarlar 3 Temmuz 2011'de başlayan süreç sebebiyle en çok yıpranan taraftar grubu. Ezeli rakibinin 4 yılda 3. kez şampiyon olmalarına şahit olmak bir yana, mahkeme süreçleri, UEFA'dan gelen men kararları ile yeterince dibi gördüler. Fenerbahçe'nin spor kulübünden çok bir sivil toplum örgütüne dönüştüğü bir süreç yaşadık. Olumlu bir şeymiş gibi görünse de, zamanla spor branşlarında yaşanan başarısızlıkların, vasatlıkların ve rezaletlerin bir romantizmle savunulduğu bir döneme de girmiş olduk. Bu kadar fazla politikleşmek, zaten birçok konuda bölünmeler yaşayan taraftarları bir kez daha böldü. En kötüsü de vasatlığın, yanlış kararların, rezaletlerin, acizliklerin başta 3 Temmuz olmak üzere çeşitli bahanelerle savunulduğu bir ortam oluştu. Kaldı ki İçimizde her partiden, her düşünceden insanlar vardır. gibi güzel ve yapıcı bir cümleye rağmen, zaman içerisinde yöneticilerin yaptıkları talihsiz açıklamalar, bazı kesimleri ötekileştirmiş oldu. Ötekileşenler ya ilgisini kaybetti, ya da eleştirilerinde yönetimin yaptığı hataya düşerek ''biz ve onlar'' ayrımına giriştiler. Biz ve onlar ayrımı önce ikiye, sonra dörde, zamanla on binlere kadar bölündü. Oysa farklı düşüncelere sahip olan bu insanların belki de tek ortak noktasıydı Fenerbahçe. Sahada oynanan iyi bir oyun yetiyordu birçoğuna, eminim.

    Burada demek istediğim, eğer 3 Temmuz sürecinde mücadeleye devam edilecekse, bu mücadeleye ''Fenerbahçe başkanı'' sıfatıyla değil, bir ''üye'' olarak da devam edilebileceğidir. Sürecin olumlu veya olumsuz sonuçlanması önemli değil, çünkü olumsuz sonuçlanırsa istifa etme fikri, açıkçası pek iyi niyetli görünmüyor. Ayrıca bu dönemin Temmuz'a denk gelmesi demek, olası bir istifa durumunda yaşanması muhtemel bir yönetim boşluğu ile birlikte yeni sezon transferlerinin dahi ertelenmesi demektir. Yıllar boyu yaşadığımız ''plansızlık ve ön elemeyi geçememek'' temalı hikayeleri artık temcit pilavı gibi önünüze sunmak istemiyorum.

    Fenerbahçe’yi bunların yöneteceğine inansam zaten ben bugün hiç düşünmem bırakırım. demiş başkan. Cümleleri cımbızla çekmemek için elimden geleni yapıyorum, ama o kadar çok çelişki barındıran cümleler var ki, ısrarla analiz etmek istiyorum. Muhalif adaylardan bir isim vermedim. Sadece Fenerbahçe'nin 11-12'de ŞL'ye gidememesinde payı olup daha sonra başkanlığa aday olan kişiye kişisel olarak kızgınım. Ancak diğer adayların kulübü nasıl yöneteceğini, veya nasıl yönetemeyeceğini ne siz biliyorsunuz ne de biz biliyoruz; çünkü bu kulübün 17 yıllık başkanı sizsiniz. Arada herhangi başka bir adayın kazandığı ve başkanlık yaptığı bir dönem yaşanmadı.

    Fenerbahçe’nin öyle dışarıdan görüldüğü gibi değil, çok sorunları var. Bunun herkes farkında. Ancak buna sebep olanlar (ayrıca başarılı olunduğu zaman başarıda da çok büyük payı olanlar) kimlerdir? Elbette kulübü yönetenler. O halde, bu açık ve net eleştirilir. Demek ki kulüp iyi yönetilememiş denilebilir. O halde, bir dakikalığına oturup ''ben bu işi yapamadım galiba'' denilebilir. Belki.

    Geçen sene transfer yapar, 50 milyon Euro bu kulübü borca sokardım ama o zaman Fenerbahçe’nin yarını olmazdı. Bu cümleye iki farklı açıdan bakalım. Birincisi, bu kadar para harcamaya gerek var mıydı? Fenerbahçe hangi yıllarda toplamda 50 milyon euro net olarak harcamıştır? Paranın her zaman işe yaramadığını hepimiz biliyoruz. Basit birkaç hamle ile, geçen sezon birçok zaafı bulunan ancak şampiyonluğu 27 Nisan'da ilan eden bu takım, bu sezon da buna benzer bir başarı yakalayabilirdi. Ezeli rakibi A2'ye gönderilen Sabri Sarıoğlu, Emre Çolak, Yasin Öztekin gibi oyunculardan dahi faydalanabilirken, Fenerbahçe bunun daha iyisini elbette yapabilirdi, yapmadı. Geçen sezon takımı şampiyon yapan hocayı istifaya zorlamasa dahi, başka bir oyuncuya gerek kalmadan, belki yapabilirdi. Sonuçta şu anki hoca ile, şampiyonluğu ligin bitimine son 1 hafta kala kaçırdı bu takım, değil mi? 3 başkan 2 teknik direktör değiştiren ezeli rakibe şampiyonluk kaptırılmazdı değil mi? Ersun Yanal gitti, sorunlar bitti diyen oyunculara, yaşanan bu başarısızlık sonrası bir eleştiri yöneltilebilirdi değil mi?

    İkincisi, olası bir şampiyonlukta kulübün kasasına ne kadar giriyor ona bakalım. Şu habere göre http://www.fanatik.com.tr/2015/05/06/super-lig-sampiyonunun-kasasi-dolacak-602054 en az 60 milyon euro, sadece şampiyonluk ve şampiyonlar ligi'ne direk katılım ile elde edilen para. Şampiyon olmamız halinde bu gelire sahip olacaktık, bunun üzerine geriye kalan sponsor gelirleri, kombine gelirleri, kulübün lisanslı ürünlerine olan olası artışın gelirlerini saymaya gerek kalmıyor bile.

    Öyle hisse senetlerini satarımla bu kulüp dönmez. dedi başkan. Mademki kulüpte mali sıkıntılar var, neden hisse satışı dışında bir çözüm aranmıyor? ''Paralı köpekler'' ithamı ile başlayan bir süreç sonrasında, stadın bazı bölümlerinde neden kombine satışı yapılmıyor, neden ısrarla bilet satışı yapılmıyor, hatta neden bazı taraftarların kombineleri iptal ediliyor? Bunlar gerçekleşirken kulübün olası gelir kaybı neden tazmin edilmiyor? Neden demokratik bir kulüpte bir tane yetkili çıkıp ''sen ne yapıyorsun kardeşim?'' demiyor? Sadece taraftarı stadı sokmamakla kalmayıp, insanları maça gelmekten soğutmak olacak şey midir? Neden bu sezon basketbol şubesine karşı ciddi bir ilgi artışı var? Sormak gerekiyor.

    Kaldı ki, ''Türkiye'nin en büyük spor kulübü'' Fenerbahçe'nin formasında neden bir sponsor yok, stadın isim hakkına defalarca reklam alınacağına dair açıklamalarda bulunulmasına rağmen, tek bir şirket bile teklif vermemiş midir? Yapılacak kısa vadeli ve daha düşük miktardaki bir reklam sözleşmesinin bile mali anlamda yapacağı katkı neden gözardı edilmektedir? Madem kulüpte gerçekten para yok, bu yaşananlar gerçekten olacak şey midir?

    Bu ilan olmasaydı bugün başka konuşacaktım, hatta aday olmayabilirdim gibi cümleler kuruldu toplantının başındayken. Öyleyse neden ısrarla Konuşmalarımı ve düşüncelerimi değiştirdim, ben adayım. Ne zamana kadar? Mahkemenin karar verdiği güne kadar… Lehimize verirse yine bırakacağım, aleyhimize verirse zaten ben bırakmış olacağım. gibi zaten ''sonu belli'' bir hikaye çıktı önümüze?

    Takım otobüsünün Rize'de kurşunlanmasına dair konulardaki haklılığına rağmen, sahaya çıkmayacağız söylemlerinden sonra, olaylardan 1 hafta sonra Göksel Gümüşdağ'ın ''Fenerbahçe eğer
    sahaya çıkmazsa sonuçlarına katlanır'' http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/28672888.asp açıklamasına neden sessiz kalındı, neden apar topar sahaya çıkıldı, bu olay hakkında ortalık neden velveleye verilmedi, hani Fenerbahçe'nin hakları ve menfaatleri başkan, nerede?

    Her seferinde ''Sadece Genel Kurul'a hesap veririm'' cümlesini kullanıp neden diğer adayların başkan olup yönetebilme ihtimallerini kendi insiyatifinde görüyorsun başkan? Biz de ölçüp biçelim, gerçekten bu başkanlık yapabilir Fenerbahçe’ye diyelim… Şu anda Fenerbahçe’nin durumunu benden ve benim yönetimimdeki arkadaşlarımdan daha iyi bilen var mı? Yok. Gelirsiniz öğrenirsiniz… açıklamasından başka bir anlam çıkmıyor. Başkanlık adayları da taraftara ve genel kurula karşı sorumlu değil midir?

    Sadece Kulübe ihanet edenlere sevgi göstermedim dendi. Yıllar boyunca kulübün başarısını amaçlayan, başta başarılı olanlar olmak üzere neden cezalandırıldılar, hatta neden kovulmaktan beter edildiler? Öncesinin de olmasına rağmen Daum'dan başlayıp Zico, Aykut Kocaman ve Ersun Yanal ile devam eden hikayelerden sonra göz göre göre giden şampiyonlukların hesabı neden verilmiyor?

    İsmail Hoca’ya kefilim dedim. Arkasında durdum yine kefilim. Şampiyonluğu kaybettik. Suçlu kim mi? Benim suçlu.. Böyle bir itiraf var. Ancak başkası bu konuyu gündeme getirdiğinde neden, açıklamalarda olduğu gibi ''Şerefsiz'', ''Çapulcu'', ''Ödlek Ördek'' gibi karşılıklar alıyor? Açıkça başarısız olan İsmail Kartal'a kefil olunabilirken, takımı 27 Nisan'da şampiyon yapan Ersun Yanal'a neden kefil olunamadı?

    Ama böyle gazete ilanı altına adını yazmayan korkak ve ödlek ördekleri de bu kulübe yönetici yaptırmam, yaptırmamak için elimden geleni yaparım. dendi. Sadece Genel Kurul'a olan sorumluluk ne oldu, Fenerbahçe'nin başkanlık seçimlerinde yer alan demokrasiye ne oldu, ''Gelsinler aday olsunlar'' söylemine ne oldu, bir çelişki yaratmadılar mı bu açıklama ile birlikte?

    Bir gün duydunuz mu personelin ayın 3’ünden 5’inden sonra maaşının ödendiğini dendi. Daha geçen ay, Diego TFF'ye başvurmadı mı gecikmiş alacaklar yüzünden? http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/28702993.asp Krasic ile de aynı sıkıntılar yaşanmadı mı?

    Bitsin bu mahkemeler, paralel yapının mahkemelerinde yargılandık biz. Normal mahkemelerde yargılanmadık. Hükümetle ağız birliği etmek, şahsiyetini başta olmak üzere kulübü de siyasetin içine çekmek olmuyor mu? O günkü mahkemelerin adaletsiz tutumları ortada, bunun belirtilmesi yeterince açık değil miydi? Yönetimce bir taraf tutma zorunluluğu nereden gelmektedir, hükümet ve bahsi geçen bu yapının ayrışma dönemi son bulduğunda yeni bir tutum sergilenecek midir, bu gerekli midir?

    Ben burada bırakıyorum. O kadar utandım ki, bu yazıyı yazma gereği hissettim. Sanki bir işe yarayacakmış gibi. Cümleler ile bir dert anlatmanın anlamsız hale geldiği bu ülkede umarım çok küçük de olsa bir farklılık yaratır. Tek temennim bu.

    not : tüm alıntılar başkanın bugünkü açıklamalarından yapılmıştır : http://fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=45118
    #237098 attimimzayi12 | 2 yıl önce
     
  5. 1488
    27 mayıs 2015'de basın toplantısında söylediklerinden bir demet sunmak gerekirse izlemeyenler, izlemeye takati olmayanlar, yüzünü görmeye dayanamayanlar için :

    - bırakma yönünde düşüncem olacaktı ama bugünkü ilanı görünce kararım değişti. (kılıf)
    - beni tehdit ediyorlar, bırakmazsan seni vururuz diyorlar.(kıyamam)
    - burada padişahlık olmaz burada demokrasi vardır.(mavi ekran)
    - fenerbahçe şampiyon olmuş olmamış bunun derdinde değilim. (pes)
    - hiçbirşey vaad etmiyorum fenerbahçelilere.(oldu)
    - tek davam mahkemede üzerimize atılan lekeyi kaldırmak.
    - mahkeme olumlu karar verirse biz aklanmış olacağız, olumsuz olursa ben istifa ederim. (hayırlısı)
    - fenerbahçenin çok sorunları var. hisse senetleri satmakla bu kulüp dönmez. (kim yaptı acaba)
    - geçen sene transfer yapardım 50 milyon euro kulübü borca sokardım. ama yarını olmazdı fenerbahçenin. (allah razı olsun)
    - 3 tane bacaksız zibidiye hesap vermem, ancak genel kurula hesap veririm.(erkeğim benim oyşş)
    - kız basket takımı ben gelmeden kapanıyordu. 10 sene şampiyon oldu. kız basket takımı her sene şampiyon olacak.(ana hedef sanırım)
    - voleybol takımı 2. ligdeydi. dünya avrupa şampiyonu oldu. (sen mi yaptın)
    - erkek basket nerelere geldi görüyorsunuz. (gölge etmediğinden olmasın)
    - masa tenisi dünya avrupa şampiyonu oldu hep başarı var. (smile)
    - yelken, atletizm olimpiyatlarda 2. 1. 4. olanlar hep biz yaptık. (lmao)
    - futbol takımı şampiyon oldu olmadı. gs 13 sene olmadı. ne olmuş? (hıımm tamam o zaman)
    - futbolcular rize'de kurşunlandı. yabancı futbolcular psikolojik olarak bitti. nerde failler? bugünkü ilanı verenler mi acaba bu olayı yaptı? (çıkmasaydın maçlara o zaman meydan okusaydın)
    - staddaki organizasyonlar, saha dışındaki gfb denen gruba destek olanlar mı kurşunlayanlar acaba? (senaryoya gel)
    - kongrede çok geniş konuşacağım. mahkeme bitene kadar kongre seçerse devam edeceğim. (kim tutar senin be)
    - ben başkanlığı bıraktıktan sonra zaten bunlara bırakmam başkanlığı.(babanın malı mı?)
    - ben bırakınca bu kulübe başkan olacak değerli insanlar var. onlar olacak. bu çapulcular değil. onlar olamayacak başkan. (ben sizin babanızım ben ne dersem o olur)
    - aziz yıldırım giderse her 3 ayda bir kongre yapar fenerbahçe. (ay ben gülerim)
    - baliçi aldım. 9 milyon dolar verdim kendi cebimden.(tayyip erdoğan'ın 1800lü yılları)
    - 30 milyon dolar cebimden para harcadım. (3 milyar dolar da yaptığın salak transferler yüzünden kulübü bitirdin)
    - o zaman param vardı iş adamıydım. (acındırma taktikleri)
    - 17 senedir aziz yıldırım fb adını kullanarak ihale mi almış. ispatlasınlar. fenerbahçeyi iş hayatımda kullanmış mıyım? (kulübe kaktırılan villalar vardı ne oldu onlar hacı)
    - başkan olmadan da her yerde saygı görüyordum. (respect)
    - sevgi kime göstermiyorum. kulübe ihanet edenlere. attım onları temizledim.
    - 17 senelik yönetim yaptım. en az 10 tane 15 senedir çalıştığım arkadaşlar var. (sevgi pıtırcığı)
    - ismail hocaya kefilim dedim. yine kefilim. şampiyonluk gitti. suçlu kim. benim. (sana kim kefil)
    - 50 milyon euro harcasam şampiyon yapardım. o zaman kıymetli mi olacaktım?
    - kulüp batak aziz yıldırım büyük başkan ben bunu yapmam fenerbahçeye ihanet etmem. (o nasıl kafa asılı havada)
    - bu ilan veren ödlek ördekleri bu kulübe yönetici yaptırmam. (tatar ramazan)
    - hisse senedi sattırmayacağım. hiçkimse satamayacak. (şimdiye kadar sattıkların ne olacak)
    - bin kişi çalışıyor. fabrika gibi. bütün paralar ödeniyor. futbolcuların paralarının ödenmediğini duydunuz mu? (diego?)
    - geldiğimde çiçekçiye kadar borç vardı. 3-4 aydır para ödenmiyordu personele sporcuya. (çemizgezekspora geldi zaar)
    - 3 temmuzda hapise girdik. ne dediler? şike yaptılar. bizden önce 25 senedir 30 senedir şike yapılıyor bu ülkede.
    - bursada yurdaşen karahasan bursa kalecisine para verdi. mahkemeye düştü. tffden 2-3 hafta ceza verdiği var. 1990 yılı. bulun bizim 12numara yazıyor.
    - paralel yapının mahkemelerinde yargılandık. normal mahkemelerde yargılanmadık.
    - ben adayım. seçilirsem devam ederim. ne zamana kadar. mahkemenin nokta koyduğu güne kadar.
    - lehimize verirse yine bırakacağım aleyhimize verirse zaten bırakacağım.

    #237022 los lunes al sol | 2 yıl önce
     
  6. 1552
    kafalarda bitmiş isim.bu saatten sonra övmek de eleştirmek de boş.miladı çoktan doldu.davada kulübü kullandıktan sonra onun da işi bitecek.17 yıl yapmadığı mallık kalmamış şimdi akıllandı diye övmemiz bekleniyor.

    ayrıca kadroya bakınca ben hala boşluklar görüyorum.yolladıklarımız aldıklarımızın iki katı.önce bir kadro kurulsun sonra översiniz.
    #241216 syd12 | 2 yıl önce
     
  7. 1562
    o kadar transfer yaptık bir gün çıkıpta popülizm yapmadı, taraftara oyanyıp herşey fenerbahçe için gibi abuk söylemlere girmedi..
    evet son senelerde çok uzaklaştık kendisinden, bırakmalı artık, zarar vermeye başladı.
    ama bu pisliklerin taptığı şirinlik muskası! ünal aysal ile kıyasladığında adam oğlu adamdır..

    çilekmiş, hakemler şaibeliymiş, sinsi bunak...
    #243399 cagatayyfb | 2 yıl önce
     
  8. 1594
    bugün cnn türk'e konuk olan fenerbahçe spor kulübü başkanı. programın tamamını izlemek isteyenler şu adresten izleyebilir: https://www.youtube.com/watch?v=BTRfqg1WOho
    #251360 fbsokristonfb 12 | 2 yıl önce
     
  9. 1613
    hakkında entry girilirken fenerbahçe başkanı olduğu unutulmaması gereken kişi.
    #251769 cmknc | 2 yıl önce
     
  10. 319
    yasir kaya‘nın sorduğu şu soruya; " gs, son maçı kazandı ve psikolojik üstünlük onlara geçti diye medya da haberler var ne diyorsunuz" sorusuna verdiği şu cevapla; " psikolojik üstünlüğün onlara geçmesi için, bizi 6-0 yenmeleri lazım" dedikten sonra izlemeyi bıraktığım başkan. gs ile sidik yarıştırma amk, sen neden bu hale geldik ondan haber ver.
    #63251 imdatbutonu 12 | 5 yıl önce
     
  11. 1439
    tarihimizin en kolay şampiyonluklarından birini yaşayabilecekken koca sezonu içimize zehir etmiş bizi boynu bükük bırakmış adam. artık benim başkanım değildir tüm desteğimi çekiyorum yazıklar olsun hani geçen sezon topçuların şampiyon yaptıydı bu sene neden yapamadı o aslanlar. lütfen git artık soğudum lan kulüpten soğudum yanına volkan emre bekir selçuk emenike'yi de al git, arkandan meireles'i kadlec'i serdar'ı topuz'u biz gönderecez.
     
  12. 394
    fenerbahçe‘yi babasının çiftliği gibi kullanan kişi.kulübe verdiği katkılar ve yaptırdığı tesisler göz ardı edilemez ama bu kulubü diktatör gibi yönetme hakkını vermez.taraftarın fenerbahçeliliğini sorguluyor ve hiç bir eleştiriye tahammül gösteremiyor.ayrıca çoğu amatör branş kötü durumda.çok hizmetleri oldu ama başkanlığı bırakarak son hizmetini yapması gerekiyor.
    #76763 kingarthur | 5 yıl önce
     
  13. 395
    kendi teknik direktörüne eleman diyenlerle, kafasına göre transfer kovalayanlarla karşılaştırınca gözüme çok tatlı gözüken insan.
    #76823 muratakin 12 | 5 yıl önce
     
  14. 430
    kulübe her şeyini vermek yerine keşke sadece başkanlık yapsaydı.fenerbahçenin adını şikeye bulaştırmak,herkes düşman bize cemaat oyunu bu deyip cemaat üyeleriyle oluşan yönetim kurulu yapmasaydı.bayan voleybol takımının gasp edilen şampiyonluğuna sonrasında şampiyonlar ligine gitmesine engel olunmasına seyirci kalmasaydı.o takımı dağıtmasaydı.ne kadar büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da mehmet ali aydınlar‘ı televizyonlar da ölmüş oğluyla vurmaya kalkmasaydı. fbtvsinde kuzey kore devlet televizyonunu kıskandırırcasına bir yayın yapıp son sekiz senesinin en önemli futbolcusunu yok saymasaydı, futbolcusunu gönderirken bile işi kişiselleştirip ayak ayak üzerine attı demeseydi.3 transfer deyip taraftarının isyanını bir yalanla bastırmasaydı. fenerbahçenin resmi sitesini liseli ergen açıklamaları düzeyine indirmeseydi.kısacası fenerbahçeyi babasının çiftliği gibi yönetmeyip sadece başkanlık yapsaydı dediğim kişi.
    #81130 perseus12 | 5 yıl önce
     
  15. 441
    2006‘dan beri üç sene üst üste şampiyonluk sözü veriyor. işin ilginç tarafıysa 2006‘dan beri yalnızca iki şampiyonluğumuzun olması. üst üste üçü bırak toplamda üçü bulamadık yedi senedir.